İçindekiler
Nafaka, eşlerden birinin veya çocuğun geçimi için diğer eşin ya da ebeveynin ödemekle yükümlü tutulduğu düzenli para ödemesidir. Türk hukukunda başlıca dört nafaka türü vardır: tedbir nafakası (dava sürerken veya evlilik devam ederken), yoksulluk nafakası (boşanmadan sonra eşe), iştirak nafakası (çocuk için) ve yardım nafakası (yoksulluğa düşecek yakınlar için). Nafakanın miktarını, alacaklının ihtiyacı ve yükümlünün mali gücü dikkate alınarak hâkim belirler; koşullar değişirse nafaka artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla yoksulluk nafakasının süresiz olarak verilmesine imkân tanıyan ifade 30 Haziran 2027’de yürürlükten kalkacaktır.
Nafaka türleri nelerdir?
| Nafaka türü | Kim, kimden ister? | Ne zaman? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Eş ve çocuklar, diğer eşten | Boşanma davası sürerken; evlilik devam ederken | TMK m. 169, 196, 197 |
| Yoksulluk nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş | Boşanmayla birlikte veya kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde | TMK m. 175, 178 |
| İştirak nafakası | Velayeti alan ebeveyn, çocuk adına diğer ebeveynden | Boşanmayla birlikte veya sonradan | TMK m. 182, 329 |
| Yardım nafakası | Yoksulluğa düşecek kişi; üstsoy, altsoy veya kardeşinden | Her zaman | TMK m. 364 |
Tedbir nafakası: dava sürerken ve evlilik devam ederken
Boşanma davası açıldığında hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Dava boyunca ödenen bu nafakaya uygulamada tedbir nafakası denir.
Boşanma davası açılmadan da nafaka istenebilir. Birlikte yaşanırken eşlerden birinin isteği üzerine hâkim, ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkıyı belirler; bu katkı geçmiş bir yıl ve gelecek için istenebilir (TMK m. 196). Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir; hâkim bu durumda parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma konularında önlem alır (TMK m. 197).
Yoksulluk nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer eşten mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yoksulluk, kişinin barınma, beslenme, giyim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını kendi geliriyle karşılayamaması anlamında değerlendirilir; düzenli ve yeterli bir geliri olan eş yoksulluk nafakası alamayabilir.
Yoksulluk nafakası toptan veya irat (aylık ödeme) biçiminde ödenebilir. İrat şeklindeki nafaka:
- Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erer.
- Alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
- Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK m. 176).
Süresiz nafaka kaldırıldı mı?
Anayasa Mahkemesi, TMK’nın 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Gerekçeli karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal hükmü dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu kararla ilgili bilinmesi gerekenler şunlardır:
- İptal yalnızca “süresiz olarak” ibaresiyle sınırlıdır; kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin yoksulluk nafakası isteme hakkı devam etmektedir.
- İptal yürürlüğe girene kadar mevcut kural uygulanmaya devam eder.
- Kanun koyucunun bu süre içinde nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. Kamuoyunda konuşulan süre sınırları henüz taslak aşamasındadır ve yasalaşmamıştır.
- Hâlihazırda ödenmekte olan nafakaların bu değişiklikten nasıl etkileneceği, çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerine bağlı olacaktır.
Tedbir, iştirak ve yardım nafakası bu iptal kararının kapsamında değildir.
İştirak nafakası: çocuk için nafaka
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182). Nafakanın miktarı; çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın yaşam koşulları ve ödeme gücü dikkate alınarak belirlenir; çocuğun kendi gelirleri de hesaba katılır. Nafaka her ay peşin ödenir ve hâkim, istek üzerine nafakanın ilerleyen yıllarda tarafların durumuna göre ne kadar ödeneceğine de karar verebilir (TMK m. 330).
Çocuğa fiilen bakan ana veya baba, diğer ebeveyne karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; ayırt etme gücüne sahip küçük de kendi adına dava açabilir (TMK m. 329). Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer; ergin çocuk eğitimine devam ediyorsa ana ve baba, durumun gereğine göre eğitimi sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328).
Yardım nafakası
Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyuna, altsoyuna ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin bu yükümlülüğü, refah içinde bulunmalarına bağlıdır (TMK m. 364). Örneğin geliri olmayan yaşlı bir anne veya baba, maddi durumu iyi olan çocuklarından yardım nafakası isteyebilir.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Kanunda nafaka için sabit bir oran veya tablo yoktur. Hâkim her dosyada şu bilgileri birlikte değerlendirir:
- Nafaka yükümlüsünün maaşı, kira ve diğer gelirleri, taşınmaz ve araç gibi malvarlığı,
- Nafaka alacaklısının geliri, sağlık durumu ve çalışma imkânı,
- Çocuğun yaşı, okul, sağlık ve diğer giderleri,
- Tarafların kira gibi zorunlu giderleri ve bakmakla yükümlü oldukları diğer kişiler.
Uygulamada tarafların sosyal ve ekonomik durumu mahkemece kolluk aracılığıyla araştırılır; ayrıca maaş bordroları, SGK kayıtları, banka hesap hareketleri ile tapu ve araç kayıtları istenebilir. Gelirini gizleyen tarafın gerçek yaşam düzeyini gösteren deliller (örneğin harcama alışkanlıkları ve sosyal medya paylaşımları) de değerlendirilebilir.
Nafaka nasıl artırılır, azaltılır veya kaldırılır?
Nafaka kesin ve değişmez değildir. Tarafların mali durumu değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için dava açılabilir (TMK m. 176, 330). Örneğin nafaka yükümlüsünün gelirinin belirgin biçimde artması, çocuğun okul giderlerinin yükselmesi veya alacaklının düzenli bir işe girmesi bu davaların tipik sebepleridir.
Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 177). Nafaka alacaklısı Batman’da oturuyorsa dava, Batman Adliyesi’ndeki aile mahkemesinde açılır. Karar veya anlaşmalı boşanma protokolü yıllık artışı bir fiyat endeksine bağlamışsa, nafaka ayrıca dava açmaya gerek kalmadan bu esasa göre artar.
Nafaka ödenmezse ne olur?
- İlamlı icra: Nafaka kararı, ödenmeyen aylar için ilamlı icra takibine konu edilebilir.
- Tazyik hapsi: Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Borçlu nafakayı öderse tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonucuna bırakılabilir (İİK m. 344).
- Şikâyet süresi: Şikâyet, ödememenin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m. 347).
Nafaka alacaklarının icra yoluyla tahsili hakkında Batman icra avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
Nafaka konusunda sık yapılan hatalar
- Protokolde artış esası yazmamak: Anlaşmalı boşanmada nafakanın yıllık artışı bir endekse bağlanmazsa, artış için ayrıca dava açmak gerekir.
- Gelir ve gider belgelerini hazırlamamak: Kira, okul ve sağlık giderleri ile karşı tarafın gelirini gösteren belgeler sunulmazsa nafaka ihtiyacın altında belirlenebilir.
- Ödemeyi kendiliğinden kesmek: Nafaka yükümlüsünün durumu değişse bile, mahkeme kararıyla azaltılmadıkça veya kaldırılmadıkça nafaka ödenmeye devam etmelidir; aksi hâlde icra takibi ve tazyik hapsi gündeme gelir.
- Süreleri kaçırmak: Yoksulluk nafakası boşanma davasında istenmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenmelidir (TMK m. 178).
Nafaka talebinin doğru zamanda ve doğru delillerle ileri sürülmesi, ödenecek miktarı ve sürecin hızını doğrudan etkiler. Boşanma sürecindeki diğer talepler için çekişmeli boşanma ve anlaşmalı boşanma rehberlerimize, aile hukuku alanındaki çalışmalarımız için Batman boşanma avukatı sayfamıza bakabilir, görüşme için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Süresiz nafaka kaldırıldı mı?
Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m. 175'teki 'süresiz olarak' ibaresini iptal etti. Gerekçeli karar 30 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı ve iptal 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mevcut kural uygulanır; nafakanın süresine ilişkin yeni kanun henüz kabul edilmedi. Yoksulluk nafakası hakkının kendisi ise devam ediyor.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Kanunda sabit bir oran yoktur. Hâkim; nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını, nafaka yükümlüsünün mali gücünü, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu ve çocuk nafakasında çocuğun ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir (TMK m. 175, 182, 330).
Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?
Karar veya anlaşmalı boşanma protokolü yıllık artışı (örneğin bir fiyat endeksine göre) düzenlemişse nafaka buna göre artar. Düzenlenmemişse artış için nafakanın artırılması davası açılması gerekir; hâkim tarafların değişen mali durumunu ve hakkaniyeti dikkate alır (TMK m. 176, 330).
Nafaka ödenmezse ne olur?
Nafaka kararı ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Ayrıca nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir; borç ödenirse borçlu tahliye edilir (İİK m. 344). Şikâyet, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m. 347).
Çocuk 18 yaşına girince iştirak nafakası biter mi?
Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak ergin çocuk eğitimine devam ediyorsa ana ve baba, durumun gereğine göre eğitimi sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328); bu talep çocuk tarafından ileri sürülür.
Boşanma davası açmadan nafaka istenebilir mi?
Evet. Birlikte yaşanırken eşlerden birinin isteği üzerine hâkim ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir (TMK m. 196). Haklı bir sebeple ayrı yaşayan eş de hâkimden parasal katkı, konut ve ev eşyası konusunda önlem alınmasını isteyebilir (TMK m. 197).
